Aradığımız sendin Yaşar usta. Senin duruşundu,karşı
koyuşundu. Büyük görülene “söyle ne istiyorsun” diye sorduğunda, gerçek büyüğün
ne olduğunu göstermendi. Kalbi katılaşmış olana sevgiyi tanıtmak istemen ama
boşa konuştuğunun farkında olmandı., Maddi olarak güçlü görülen mi yoksa
dünyevi değerlerle hiç bir şeyi olmayan sadece sevgisi gururu olan Yaşar usta
mı büyük sorusunun paradigmaları değiştiren cevabını vermendi aradığımız.
Korkudan daha fazla korkulacak bir şey
olmadığını göstermendi. Karınca bile ezmeyen senin kutsalınamahremine el
uzatana karşı gözünü kırpmadan gereken dersi vermen ve doğruluğundan emin bir
kesin inançlı gibi arkana bile bakmamandı aradığımız.
Biz kayıp zamanın yitik çocuklarıyız. Aradığımız senin
hasletlerindi ama bulunduğumuz yer Saim beyin fabrikasında hayatımızı mundar
etmekten daha öte olamadı.
Çünkü gözlerimiz ancak bu kadarı görebiliyordu. Hepimiz
hayata dair, senin temsil ettiğin değerlere dair uzun görüşler
aksettiremiyorduk hayatımızda biz salim beyin miyoplu elemanlarıydık.
Sen Saim beyin odasından çıktığında belki seni görseydik
sana acırdık ancak köre güzelliği nasıl anlatırdın ki sen.
Kazanan sensin Yaşar Usta, bizse Saim beyin fabrikasında
müzmin kaybedenleriz. Ve son soru olarak bize sorulduğunda; “Allah’ın arzı geniş
değil miydi sizde başka yerlere gitseydiniz ya” sözünden sonra bizim için iş
işten çoktan geçmiş olacak.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder