19 Ekim 2014 Pazar

Çözüm Yok


Davacısı olmayan bütün duruşmaların davacısı ben oluyorum ve davamdan vazgeçiyorum. Davalısı olmayan bütün duruşmaların davalısı olarak da kabul ediyorum.
“İşte oldu” diyorum.”  “Husumet son buldu.”
Ve bilirkişilerin yüzlerine aslında hiç bir şey bilmediklerini haykırıyorum.
Bütün muaccel olmuş borçlar uğruna ruhumu ipotek ettiriyorum.
Cübbemi artık sadece namaz kılarken giyiyorum.
İlanları da kimseyi aramak için değil, sadece son yemeğim de, yürekli havarilere yerimi bildirmek için kullanıyorum.
Rüyamda Süleyman alnımdan öpüyor ve “Oğlum çözdün davaları, bu sayede bende bolca sohbet ediyorum karıncalarla”diyor.
Bütün hakimler ve savcılar işsiz kalıyor, avukatlara zaten gerek yok, çünkü kimsenin kendini savunmaya ihtiyacı yok.
Adliyeler artık müze olarak kullanılıyor. İnsanlar sohbetlerinde ; “biliyormusun üstadım, eskiler sorunlarına buralarda çözüm buluyorlarmış” diyorlar.
      Çözüm lafını duyan ben, kendime hakim olamayarak tebessüm ediyorum ve içimden; 

      ‘çözüm yok’ diyorum ‘çözüm yok...’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder